"russell" in Turkish
Definition
Yaprak, kâğıt veya kumaş gibi şeylerin birbirine değerek çıkardığı hafif ve yumuşak sesi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime çok nadiren kullanılır; genellikle 'rustle' tercihtir. Sert ya da yüksek sesler için kullanılmaz.
Examples
The leaves russelled in the wind.
Yapraklar rüzgarda **hışırdadı**.
Her dress russelled when she walked.
Yürürken elbisesi **hışırdadı**.
I heard paper russell on the desk.
Masanın üzerinde kağıtların **hışırdadığını** duydum.
Something russelled in the bushes, and we all went quiet.
Çalılıklarda bir şey **hışırdadı** ve hepimiz sustuk.
She reached into her bag, and the wrappers russelled loudly.
Çantasına uzanınca ambalajlar **yüksek sesle hışırdadı**.
The script says the curtains russell as the actor enters.
Senaryoda, oyuncu girerken perdelerin **hışırdadığı** yazıyor.