Type any word!

"rural" in Turkish

kırsal

Definition

Şehir dışında kalan, köyler, tarlalar veya küçük yerleşimlerle ilgili olan şeyleri tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'kırsal alan', 'kırsal yaşam' gibi kalıplarda şehirden uzakta, doğayla iç içe yerleri anlatır. 'Kentsel'in tersidir.

Examples

He grew up in a rural village surrounded by farms.

Çiftliklerle çevrili **kırsal** bir köyde büyüdü.

Many people depend on rural roads to travel to town.

Pek çok kişi kasabaya gitmek için **kırsal** yolları kullanıyor.

The government has started new rural development projects.

Hükümet yeni **kırsal** kalkınma projelerine başladı.

Living in a rural area means you're closer to nature but farther from big stores.

**Kırsal** bir bölgede yaşamak, doğaya daha yakın ama büyük mağazalara daha uzak olmak demektir.

The festival celebrates rural traditions and local foods.

Festival, **kırsal** gelenekleri ve yerel yiyecekleri kutluyor.

She moved from the city to a rural farmhouse to enjoy a quieter life.

Daha sakin bir yaşamın tadını çıkarmak için şehirden **kırsal** bir çiftlik evine taşındı.