"rotten" in Turkish
Definition
Bir şey çürümüşse, yenilemez veya kullanılamaz hâle gelmiştir; genellikle yiyecek veya ahşap için kullanılır. Ayrıca çok kötü veya ahlaken yanlış olan durumları da anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla yiyecek ve ahşap için kullanılır: 'çürük meyve', 'çürük diş', 'çürük tahta'. Günlük dilde çok kötü ya da ahlaken yoz bir şeyi anlatmak için: 'a rotten day', 'rotten luck', 'a rotten system'.
Examples
The banana is rotten.
Muz **çürük**.
We found rotten wood under the stairs.
Merdiven altında **çürük** tahta bulduk.
That smell means the meat is rotten.
Bu koku etin **çürük** olduğunu gösteriyor.
I had a rotten day at work and just want to go home.
İş yerinde **berbat** bir gün geçirdim, sadece eve gitmek istiyorum.
They sold us rotten fruit and refused to give a refund.
Bize **çürük** meyve sattılar ve para iadesi yapmadılar.
The whole deal felt rotten from the start.
Tüm anlaşma en başından beri **çürükmüş** gibi hissettirdi.