"risked" in Turkish
Definition
Kötü bir sonuç ya da zarar ihtimali olmasına rağmen bir şeyi yapmaya karar vermek; tehlike veya belirsizlik içeren bir durumu göze almak.
Usage Notes (Turkish)
Geçmişte bir eylem için kullanılır. Sıklıkla 'risked losing' gibi -ing takılı fiillerle birlikte görülür. 'At risk' ile karıştırmayın; bu, hareketi anlatır.
Examples
She risked her life to save the child.
Çocuğu kurtarmak için hayatını **riske etti**.
He risked losing his job by speaking out.
O konuşarak işini kaybetmeyi **riske etti**.
They risked everything on that business idea.
O iş fikrine her şeylerini **riske ettiler**.
I risked missing my flight to help a stranger.
Bir yabancıya yardım etmek için uçağımı kaçırmayı **riske ettim**.
You really risked a lot telling your boss the truth.
Patronuna gerçeği söyleyerek gerçekten çok şeyi **riske ettin**.
We risked it and tried the new restaurant, and it was amazing!
Biz **riske ettik** ve yeni restoranı denedik, harikaydı!