Type any word!

"rippling" in Turkish

dalgalanan

Definition

Küçük dalgalar halinde hareket eden veya bir yüzeyde küçük dalgalar oluşturan. Ayrıca ses veya kas hareketleri gibi dalga şeklinde yumuşakça akan şeyleri tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle su, kumaş, kas veya ses için kullanılır ('rippling water', 'rippling muscles'). Daha çok şiirsel ve resmi anlamda geçer. Saç için genellikle kullanılmaz; onun için 'dalgalı' veya 'kıvırcık' tercih edilir.

Examples

The lake has a rippling surface in the wind.

Rüzgarda gölün yüzeyi **dalgalanıyordu**.

He watched the rippling water in the stream.

O, deredeki **dalgalanan** suyu izledi.

Sunlight made rippling patterns on the pool.

Güneş ışığı, havuzda **dalgalanan** desenler oluşturdu.

You could see his rippling muscles under his shirt.

Gömleğinin altında **dalgalanan** kasları görülüyordu.

A rippling laugh spread across the room.

Odaya **dalgalanan** bir kahkaha yayıldı.

The flag was rippling gently in the breeze.

Bayrak hafifçe rüzgarda **dalgalanıyordu**.