"ringside" بـTurkish
التعريف
Boks veya güreş gibi maçların ringinin hemen yanındaki alan. Önemli bir olayın tam merkezinde ya da çok yakınında olmayı da ifade edebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle boks, güreş gibi spor etkinliklerinde kullanılır. 'Ringside seat' en iyi veya en yakın yer anlamında, önemli olaylarda da mecazi olarak geçebilir.
أمثلة
We had ringside seats at the boxing match.
Boks maçında **ringin kenarı** koltuklarımız vardı.
The reporters are standing at ringside to cover the event.
Gazeteciler etkinliği takip etmek için **ringin kenarı**nda duruyor.
His father was watching from ringside.
Babası **ringin kenarı**ndan izliyordu.
Getting ringside seats to the fight was nearly impossible—they sold out in minutes.
Maçı **ringin kenarı**ndan izlemek neredeyse imkansızdı—biletler dakikalar içinde tükendi.
She had a ringside view when the celebrities arrived at the red carpet.
Ünlüler kırmızı halıya geldiğinde onun **ringin kenarı** gibi bir manzarası vardı.
With my job as the team doctor, I'm always ringside during matches.
Takım doktoru olarak işimde, maçlar sırasında her zaman **ringin kenarı**ndayım.