"ridicule" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi acımasızca veya alaycı şekilde küçümsemek; isim olarak da bu küçümseme ve alay etme eylemi anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı veya resmî dilde, 'alay konusu olmak', 'alaya maruz kalmak' gibi kalıplarla kullanılır. Günlük konuşmada 'dalga geçmek' daha yaygındır.
Examples
People often ridicule new ideas before they understand them.
İnsanlar genellikle yeni fikirleri anlamadan önce **alay** eder.
He faced ridicule from his classmates because of his accent.
Aksanı yüzünden sınıf arkadaşlarının **alayı**na maruz kaldı.
Do not ridicule others for their mistakes.
Başkalarının hatalarıyla **alay** etme.
The invention was met with ridicule, but eventually changed the world.
Buluş ilk başta **alay**la karşılandı ama sonunda dünyayı değiştirdi.
She brushed off the ridicule and kept working toward her goals.
O, **alayı** umursamadan hedeflerine doğru çalışmaya devam etti.
No one likes to be ridiculed in front of their friends.
Kimse arkadaşlarının önünde **alay** edilmekten hoşlanmaz.