"reveal" en Turkish
Definición
Önceden gizli veya bilinmeyeni ortaya çıkarmak ya da görünür hale getirmek. Bilgi, duygu, plan veya fiziksel şeyler için kullanılabilir.
Notas de Uso (Turkish)
Günlük ve resmi dilde yaygın. 'truth', 'details', 'identity', 'secret' gibi kelimelerle kullanılır. 'show'dan daha kasıtlı ve güçlü bir ifade taşır, çoğunlukla gizli şeyler için.
Ejemplos
The report reveals new information about the problem.
Rapor, sorunla ilgili yeni bilgileri **ortaya koyuyor**.
She slowly revealed the picture under the cloth.
Yavaşça bezin altındaki resmi **açığa çıkardı**.
His face revealed his surprise.
Yüzü, şaşkınlığını **ortaya koydu**.
I can't reveal too much yet, but we have some exciting news.
Henüz çok fazla şey **açığa çıkaramıyorum**, ama heyecan verici haberlerimiz var.
The ending reveals who was behind everything.
Sonunda her şeyin arkasında kimin olduğu **ortaya çıkıyor**.
He didn't mean to reveal his plan so early.
Planını bu kadar erken **ifşa etmek** istememişti.