"retrace" in Turkish
Definition
Daha önce geçtiğiniz bir yolu veya sıralamayı yeniden takip etmek ya da olayları tekrar inceleyerek nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'retrace your steps' ifadesiyle birlikte kullanılır. Daha resmi veya hikaye anlatımında görülür, günlük konuşmada nadirdir.
Examples
I had to retrace my steps to find my lost keys.
Kaybolan anahtarlarımı bulmak için adımlarımı **tekrar izlemem** gerekti.
Please retrace your path to make sure you didn’t miss anything.
Bir şeyi kaçırmadığınızdan emin olmak için lütfen yolunuzu **tekrar izleyin**.
The detective tried to retrace the events of the night.
Dedektif, o gecenin olaylarını **tekrar izlemeye** çalıştı.
Let’s retrace our way back to the car before it gets dark.
Hava kararmadan arabaya doğru **geriye gidelim**.
I couldn’t remember where I put my wallet, so I tried to retrace everything I did this morning.
Cüzdanımı nereye koyduğumu hatırlayamadım, bu yüzden bu sabah yaptığım her şeyi **tekrar düşündüm**.
If you get lost, just retrace your steps until you find a familiar place.
Eğer kaybolursan, tanıdık bir yere ulaşana kadar **adımlarını** tekrar izle.