"restrained" in Turkish
Definition
Duygu veya davranışların kontrol edildiği, sakin ve göze batmayan bir şekilde ortaya konulmasıdır. Ayrıca bir şeyin sınırlandırıldığı anlamına da gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'tone', 'emotion', 'style' gibi ifadelerle, resmi ve tanımlayıcı cümlelerde kullanılır. 'restricted' yani kuralla sınırlandırılmak ile karıştırmayın, bu daha çok kendi içinden gelen bir kontrolü ifade eder.
Examples
He gave a restrained answer to the question.
Soruya **ölçülü** bir cevap verdi.
Her style is very restrained and elegant.
Stili çok **ölçülü** ve zariftir.
He remained restrained during the argument.
Tartışma sırasında **ölçülü** kaldı.
She gave him a restrained smile, not wanting to show too much emotion.
Ona, fazla duygu göstermemek için ona **ölçülü** bir gülümseme verdi.
The color palette in this room is very restrained, which makes it feel peaceful.
Bu odadaki renk paleti çok **sade**, bu da odaya huzurlu bir his veriyor.
Even though he was excited, his reaction was surprisingly restrained.
Heyecanlı olmasına rağmen, tepkisi şaşırtıcı derecede **ölçülüydü**.