"resonance" in Turkish
Definition
Rezonans, bir şeyin belirli frekanslarda kuvvetlice titreşmesi veya tepki vermesiyle sesin daha yüksek veya derin duyulmasıdır. Aynı zamanda güçlü bir duygusal etki ya da bağ anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Rezonans' fizik, müzik ve duygusal bağlamda kullanılır. 'Duygusal rezonans', 'kültürel rezonans' gibi ifadelere dikkat edin. Yankı için 'eko' kelimesi tercih edilir.
Examples
The singer's voice had a beautiful resonance in the concert hall.
Şarkıcının sesi konser salonunda güzel bir **rezonans** oluşturdu.
Physics students study resonance when learning about sound waves.
Fizik öğrencileri ses dalgalarını öğrenirken **rezonans**ı incelerler.
That movie had a strong emotional resonance for many people.
O film birçok insan için güçlü bir duygusal **rezonans** yarattı.
Her words really had resonance with the audience.
Onun sözleri gerçekten dinleyicilerde **rezonans** yarattı.
You could feel the low resonance of the engine throughout the car.
Aracın her yerinde motorun düşük **rezonansı** hissediliyordu.
That story just didn’t have much resonance for me.
O hikaye benim için pek **rezonans** oluşturmadı.