"resistance" in Turkish
Definition
Bir şeye karşı koymak, kabul etmemek veya engellemeye çalışmak. Bilimde ise hareketi yavaşlatan güç ya da elektriksel direnç anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla 'to' ile beraber kullanılır: 'resistance to change', 'resistance to disease'. Gündelik dilde insanlar arası karşı çıkışı; bilimde ise fiziksel veya elektriksel direnç anlamına gelir. 'Resilience' (dayanıklılık, çabuk toparlanma) ile karıştırmayın.
Examples
There was strong resistance to the new rule.
Yeni kurala karşı güçlü bir **direnç** vardı.
This wire has low electrical resistance.
Bu telin elektrik **direnci** düşüktür.
The doctor said the bacteria showed resistance to the medicine.
Doktor, bakterilerin ilaca karşı **direnç** gösterdiğini söyledi.
At first I felt some resistance, but the idea started to make sense.
Başta biraz **direnç** hissettim ama sonra fikir mantıklı gelmeye başladı.
We expected some resistance from the team when we changed the schedule.
Takımın programı değiştirince biraz **direnç** göstermesini bekliyorduk.
The plan moved forward with almost no resistance.
Plan neredeyse hiç **direnç** olmadan ilerledi.