"resident" in Turkish
Definition
Belirli bir yerde uzun süreli veya resmi olarak yaşayan kişidir. Aynı zamanda hastane gibi kurumlarda kalan kişi için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve yasal belgelerde geçer; 'şehir sakini', 'kalıcı ikamet izni' gibi. 'Vatandaş' ile karıştırılmamalı, ikamet eden kişi vatandaş olmak zorunda değildir.
Examples
She is a resident of this apartment building.
O bu apartman binasının bir **sakinidir**.
Only residents can park on this street at night.
Bu sokakta gece yalnızca **ikamet edenler** park edebilir.
The care home has twenty residents.
Bakım evinde yirmi **sakin** var.
Local residents are complaining about the noise from the new bar.
Yerel **sakinler** yeni bardan gelen gürültüden şikayet ediyor.
He became a permanent resident after living there for five years.
Beş yıl yaşadıktan sonra sürekli **ikamet eden** oldu.
As a resident, you get a discount at the community gym.
Bir **ikamet eden** olarak, topluluk spor salonunda indirim alırsınız.