Type any word!

"repugnant" in Turkish

iğrençtiksindirici

Definition

Çok rahatsız edici veya tiksindirici olan şey; güçlü bir hoşnutsuzluk veya reddetme hissi uyandırır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ahlakî veya davranışsal tiksinti için kullanılır; 'iğrenç'ten daha resmi ve güçlüdür.

Examples

I find the idea of cheating on a test repugnant.

Sınavda kopya çekme fikri bana **iğrenç** geliyor.

His repugnant behavior upset everyone at the meeting.

Onun **iğrenç** davranışları toplantıdaki herkesin canını sıktı.

They made a repugnant comment about her appearance.

Onlar, onun görünüşü hakkında **iğrenç** bir yorum yaptı.

The thought of animal cruelty is absolutely repugnant to me.

Hayvanlara yapılan zulüm düşüncesi benim için tamamen **iğrenç**.

Some people find certain foods repugnant, but others might love them.

Bazı insanlar belirli yiyecekleri **iğrenç** bulur, ama başkaları onları sevebilir.

"That was a repugnant joke," she said, shaking her head.

"Bu **iğrenç** bir şakaydı," dedi ve başını salladı.