"renegotiate" in Turkish
Definition
Bir anlaşma veya sözleşmenin şartlarını yeniden görüşüp değiştirmek. Genellikle koşullar değiştiğinde veya taraflardan biri memnun olmadığında yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok iş, siyaset ve hukukta kullanılır. 'Sözleşmeyi yeniden müzakere etmek' gibi ifadelerde kullanılır. Gündelik konuşmalarda tercih edilmez.
Examples
We need to renegotiate the contract because our needs have changed.
İhtiyaçlarımız değiştiği için sözleşmeyi **yeniden müzakere etmemiz** gerekiyor.
The company wants to renegotiate its loan agreement.
Şirket, kredi anlaşmasını **yeniden müzakere etmek** istiyor.
They decided to renegotiate after the prices increased.
Fiyatlar arttıktan sonra **yeniden müzakere etmeye** karar verdiler.
Let's sit down and renegotiate the terms to find a solution that works for both sides.
Her iki taraf için uygun bir çözüm bulmak amacıyla oturup şartları **yeniden müzakere edelim**.
The landlord agreed to renegotiate the lease when we explained our financial situation.
Mali durumumuzu açıkladığımızda ev sahibi kirayı **yeniden müzakere etmeyi** kabul etti.
If things change next year, we can always renegotiate.
Gelecek yıl bir şey değişirse her zaman **yeniden müzakere edebiliriz**.