"renegade" in Turkish
Definition
Kendi grubunu, inancını ya da organizasyonunu terk eden ya da ihanet eden kişidir; bazen de kurallara uymayan kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle siyasî veya ciddi anlamlı, normları hiçe sayan veya ihanet edenler için kullanılır. Bazen olumlu (bağımsız, orijinal) olabilir ama çoğunlukla negatif. Sıradan anlaşmazlıkta kullanılmaz.
Examples
He became a renegade after leaving his country.
Ülkesinden ayrıldıktan sonra bir **dönme** oldu.
The group called her a renegade for not following their rules.
Grup, kurallarını uygulamadığı için ona **isyancı** dedi.
The renegade soldier joined the enemy.
**Dönme** asker düşmana katıldı.
She took a renegade approach and challenged everyone’s expectations.
O, **isyancı** bir yaklaşım benimsedi ve herkesin beklentilerine meydan okudu.
In the world of jazz, he’s considered something of a renegade.
Caz dünyasında ona bir çeşit **isyancı** gözüyle bakılıyor.
You have to admire a real renegade—someone who does things their own way, no matter what.
Gerçek bir **isyancı**ya hayran kalırsın—ne olursa olsun kendi yolunda giden biri.