"remnants" in Turkish
Definition
Bir şeyin büyük bölümü kullanıldıktan, kaldırıldıktan ya da yok edildikten sonra geride kalan küçük parçalar veya izlerdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yazılı dilde, tarihi kalıntılar, yemek artıkları, kumaş parçaları ya da yıkılmış nesneler için kullanılır. Canlılar için kullanılmaz.
Examples
The remnants of the cake were left on the plate.
Pastanın **kalıntıları** tabakta kalmıştı.
We found remnants of old buildings in the forest.
Ormanda eski binaların **kalıntılarını** bulduk.
Small remnants of fabric were on the floor after sewing.
Dikişten sonra yerde küçük kumaş **artıkları** kaldı.
All that was left were the remnants of last night's party.
Geriye kalan sadece dün geceki partinin **kalıntıları**ydı.
The storm destroyed the village, but some remnants could still be seen.
Fırtına köyü yıktı fakat bazı **kalıntılar** hâlâ görülebiliyordu.
He swept up the remnants after everyone left.
Herkes gidince **artıkları** süpürdü.