"remainder" in Turkish
Definition
Bir şeyin bir kısmı kullanıldıktan ya da verildikten sonra geriye kalan kısmı. Matematikte, bölüm işleminden sonra elde kalan miktar.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik kullanımda 'kalan', matematikte ise 'bakiye' veya 'kalan' denir. 'the remainder of the day' gibi kalıplarda sıkça gelir.
Examples
There is only a small remainder of cake left.
Pastadan sadece az bir **kalan** kaldı.
When you divide 17 by 5, the remainder is 2.
17’yi 5’e böldüğünde **kalan** 2’dir.
Please return the remainder of the money tomorrow.
Lütfen paranın **kalanını** yarın iade edin.
We spent most of the afternoon at the park and relaxed for the remainder of the day.
Günün çoğunu parkta geçirdik ve günün **kalanında** dinlendik.
I’ll eat the remainder tomorrow if no one else wants it.
Eğer başka isteyen olmazsa **kalanı** yarın yerim.
After the meeting, the manager took care of the remainder of the paperwork himself.
Toplantıdan sonra müdür, evrak işlerinin **kalanını** kendi halletti.