"reluctantly" Turkish में
isteksizcegönülsüzce
परिभाषा
Bir şeyi yapmak istemediğin halde, mecburen yapma durumu.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle 'agree', 'accept', 'leave' gibi fiillerle kullanılır. Yapılması istenmeyen, gönülsüzce yapılan işleri anlatır.
उदाहरण
He reluctantly agreed to help me.
O **isteksizce** bana yardım etmeyi kabul etti.
She reluctantly left the party early.
O **gönülsüzce** partiden erken ayrıldı.
The child reluctantly ate his vegetables.
Çocuk sebzelerini **isteksizce** yedi.
I reluctantly admitted I was wrong.
Ben **isteksizce** hatalı olduğumu kabul ettim.
They reluctantly gave up their seats to the elderly couple.
Onlar **isteksizce** yaşlı çifte yerlerini verdiler.
We reluctantly accepted the decision, even though we disagreed.
Biz **isteksizce** kararı kabul ettik, katılmasak bile.