Введите любое слово!

"relics" in Turkish

kalıntıkutsal emanet

Definition

Kalıntı veya kutsal emanet, geçmişten kalma ve genellikle tarihi, dini veya kültürel olarak önemli olan bir nesnedir.

Usage Notes (Turkish)

'Kalıntı' genel tarihi nesneler için, 'kutsal emanet' ise özellikle dini nesneler için kullanılır. 'Ruins' veya 'artifacts' ile karıştırmayın. Çoğunlukla çoğul olarak kullanılır.

Examples

The museum displays ancient relics from Egypt.

Müzede Mısır'dan getirilen antik **kalıntılar** sergileniyor.

The church keeps holy relics of saints.

Kilise azizlerin kutsal **emanetleri**ni saklıyor.

Some relics from the war were found in the old house.

Eski evde savaştan kalma bazı **kalıntılar** bulundu.

Tourists love taking photos of the ancient relics scattered around the city.

Turistler, şehirde dağılmış antik **kalıntıların** fotoğrafını çekmeyi sever.

Many believe these relics hold a lot of spiritual power.

Birçok kişi bu **kutsal emanetlerin** ruhani güce sahip olduğuna inanıyor.

After centuries, only a few relics of the old civilization remain.

Yüzyıllar sonra, eski medeniyetten sadece birkaç **kalıntı** kaldı.