"relative" in Turkish
Definition
‘Akrabalar’ ailedeki herhangi bir kişiyi ifade eder; örneğin, teyze, kuzen ya da dede gibi. Sıfat olarak ‘göreceli’, bir şeyin duruma veya karşılaştırmaya bağlı olduğunu belirtir; kesin ve sabit değildir.
Usage Notes (Turkish)
İsim olarak çoğunlukla ’yakın akraba’, ’uzak akrabalar’ gibi aile üyeleri için kullanılır. Sıfat olarak ise ‘göreceli önem’, ‘göreceli hız’, ‘relative to’ gibi resmi ifadelerde görülür. 'Relationship' ile karıştırmayın; bu, kişilerin birbirleriyle ilişkisine dair bir kelimedir.
Examples
My relative lives in another city.
Benim bir **akrabam** başka bir şehirde yaşıyor.
She is a relative of my teacher.
O, öğretmenimin bir **akrabası**.
The test was easy, but that's relative.
Sınav kolaydı ama bu **göreceli**.
We only see those relatives at weddings and funerals.
O **akrabaları** sadece düğünlerde ve cenazelerde görürüz.
Success is relative — it means different things to different people.
Başarı **görecelidir** — farklı insanlar için anlamı farklıdır.
The price seems high relative to what we paid last year.
Fiyat, geçen yıl ödediğimize **göreceli olarak** yüksek görünüyor.