"reinstate" in Turkish
Definition
Birinin eski pozisyonuna veya görevine geri dönmesini sağlamak ya da bir şeyi eski durumuna getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve iş ortamlarında kullanılır; pozisyon, hak veya statülerin geri verilmesi için yaygındır. Nesnelerle az kullanılır.
Examples
The company decided to reinstate him after the investigation.
Şirket, soruşturmadan sonra onu tekrar **görevine iade etmeye** karar verdi.
They want to reinstate the old rules.
Eskiden olan kuralları tekrar **eski hâline getirmek** istiyorlar.
His driver's license was reinstated last week.
Ehliyetinin geçerliliği geçen hafta **eski hâline getirildi**.
After several complaints, management agreed to reinstate free parking for employees.
Birçok şikayetten sonra yönetim, çalışanlar için ücretsiz otoparkı tekrar **eski hâline getirmeyi** kabul etti.
The athlete was reinstated to the team once the ban was lifted.
Yasak kaldırıldıktan sonra sporcu tekrar takıma **alındı**.
It took months, but my health insurance was finally reinstated.
Aylar sürdü ama sonunda sağlık sigortam tekrar **eski hâline getirildi**.