"reinforced" in Turkish
Definition
Ek malzeme veya destek eklenerek daha sağlam veya etkili hale getirilmiş. Genellikle teknik ve yapı alanlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Teknik, inşaat ve bilimsel metinlerde yaygındır ('reinforced concrete', 'reinforced argument'). Fikir veya duygular için de uygun olabilir.
Examples
The bridge was reinforced to make it safer.
Köprü daha güvenli olması için **güçlendirilmiş**ti.
We put reinforced glass in the windows.
Pencerelere **güçlendirilmiş** cam koyduk.
Their team was reinforced by new players.
Takımları yeni oyuncularla **güçlendirilmişti**.
She wore reinforced boots for hiking rough trails.
Zorlu parkurlarda yürümek için **güçlendirilmiş** bot giydi.
The teacher's praise reinforced his confidence.
Öğretmenin övgüsü onun özgüvenini **güçlendirdi**.
Those rumors only reinforced what people already suspected.
Bu söylentiler insanların zaten şüphelendiği şeyi sadece **güçlendirdi**.