"reconciled" in Turkish
Definition
Bir anlaşmazlık veya zorluğun ardından biriyle barışmak ya da zor bir durumu kabullenmek.
Usage Notes (Turkish)
'reconciled with' biriyle barışmak, 'reconciled to' ise bir şeyi kabullenmek için kullanılır. Çoğunlukla edilgen olarak geçer.
Examples
After their argument, they finally reconciled.
Kavganın ardından sonunda **barışmış** oldular.
She felt reconciled to her new life.
Yeni hayatını **kabullenmiş** hissediyordu.
The two countries became reconciled after years of conflict.
İki ülke, yıllarca süren çatışmadan sonra **barışmış** oldu.
I'm not sure if they're fully reconciled or just being polite.
Tam olarak **barışmış** mı yoksa sadece kibarlık mı yapıyorlar emin değilim.
He finally felt reconciled with his past mistakes.
Nihayet geçmişteki hatalarıyla **barışmış** hissetti.
It took time, but my parents are reconciled now and talking again.
Zaman aldı ama şimdi ailem **barışmış** durumda ve tekrar konuşuyorlar.