"realities" in Turkish
Definition
Gerçekten var olan durumlar veya koşullar, özellikle hayal edilen ya da umulan şeylerden farklıysa. Çoğul kullanımı, farklı gerçeklik türlerini veya yönlerini belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da düşünsel konuşmalarda kullanılır. Çoğul haliyle farklı durumları ya da gerçeklik türlerini vurgular. 'truths' veya 'facts' ile karıştırılmaz.
Examples
We must accept the realities of our situation.
Durumumuzun **gerçeklerini** kabul etmeliyiz.
There are many realities in the modern world.
Modern dünyada birçok **gerçekler** var.
Children often imagine things, but adults face different realities.
Çocuklar genellikle hayal kurar, ama yetişkinler farklı **gerçeklerle** yüzleşir.
She struggled to balance her dreams with the tough realities of her job.
Hayallerini işiyle ilgili zorlu **gerçeklerle** dengelemekte zorlandı.
When you travel, you discover the realities of life in different cultures.
Seyahat ettiğinizde, farklı kültürlerdeki yaşamın **gerçeklerini** keşfedersiniz.
Politicians sometimes avoid talking about the unpleasant realities facing society.
Siyasetçiler bazen toplumun karşı karşıya olduğu nahoş **gerçeklerden** bahsetmekten kaçınır.