"real" 的Turkish翻译
释义
Hayatta olan, hayali veya sahte olmayan bir şeyi; bazen içten veya önemli bir şeyi de anlatır.
用法说明(Turkish)
Çoğunlukla sıfat olarak kullanılır; 'real life', 'real friend' gibi kalıplarda yaygındır. 'really' (zarf) ile karıştırmayın.
例句
This is a real diamond.
Bu, **gerçek** bir elmas.
She wants a real friend, not just an online contact.
Sadece çevrimiçi bir kişi değil, **gerçek** bir arkadaş istiyor.
The story he told was real, not made up.
Anlattığı hikaye **gerçekti**, uydurma değildi.
I can't believe that was a real tiger at the zoo!
Hayvanat bahçesindeki o şeyin **gerçek** bir kaplan olduğuna inanamıyorum!
He's not just a colleague, he's a real friend.
O sadece bir iş arkadaşı değil, **gerçek** bir dost.
Is that painting real or just a copy?
O tablo **gerçek** mi yoksa sadece bir kopya mı?