"ransom" Turkish में
परिभाषा
Kaçırılan birini serbest bırakmak veya çalınan bir şeyi geri almak için istenen veya ödenen para.
उपयोग नोट्स (Turkish)
Genellikle ağır suçlarda kullanılır: 'fidye talep etmek', 'fidye ödemek'. Noun hali daha yaygındır. 'Fidye yazılımı (ransomware)' terimi teknoloji haberlerinde sıkça geçer.
उदाहरण
The family paid a ransom to get the child back.
Aile, çocuğu geri almak için **fidye** ödedi.
The kidnappers demanded a million dollars in ransom.
Kaçıranlar bir milyon dolar **fidye** talep etti.
The police said no ransom had been paid.
Polis, herhangi bir **fidye** ödenmediğini söyledi.
They held the businessman for ransom for three days.
İş adamını üç gün boyunca **fidye** için tuttular.
The hackers locked the company’s files and asked for ransom.
Hacker'lar, şirketin dosyalarını kilitleyip **fidye** istedi.
The note said the painting would be returned only after the ransom was paid.
Notta, **fidye** ödenirse tablonun geri verileceği yazıyordu.