"rance" in Turkish
Definition
Bayatlamış veya bozulmuş yağlardan çıkan keskin ve hoş olmayan koku veya tat. Genelde bozuk yiyeceklerle ilişkilendirilir.
Usage Notes (Turkish)
Teknik veya bilimsel metinlerde daha olasıdır. Gündelik Türkçede yerine 'küflenmiş' veya 'bayat' tercih edilir; sadece yiyecekler için uygundur.
Examples
The butter had a strong rance after being left out for days.
Tereyağı birkaç gün dışarıda kalınca, yoğun bir **küflenmiş koku** oluştu.
You can smell the rance in old cooking oil.
Eski kızartma yağında **küflenmiş koku**u hemen hissedebilirsin.
The scientist noted the rance of the fat sample.
Bilim insanı yağ örneğinin **küflenmiş kokusu**nu not etti.
After a week, the chips developed a bit of rance and tasted awful.
Bir hafta sonra cipslerde biraz **küflenmiş koku** oluştu ve tadı berbat oldu.
There's a distinct rance in this salad dressing—better not use it.
Bu salata sosunda belirgin bir **küflenmiş koku** var—kullanmasan iyi olur.
It's easy to miss the rance in nuts until you actually taste one.
Kuruyemişlerdeki **küflenmiş koku**u ancak tadınca fark edersin.