"rampant" in Turkish
Definition
Bir şey kötü şekilde hızla yayılıyor ve kontrol edilemiyorsa, özellikle olumsuz durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz konular için (ör. 'rampant corruption', 'rampant crime') kullanılır; olumlu veya nötr şeylerde kullanılmaz.
Examples
Crime is rampant in the city after dark.
Şehirde hava karardıktan sonra suç **yaygın** durumda.
The disease became rampant in rural areas.
Hastalık kırsal bölgelerde **yaygın** hale geldi.
Rumors were rampant after the announcement.
Açıklamadan sonra dedikodular **kontrolden çıktı**.
Corruption was rampant in the government before the changes.
Değişikliklerden önce hükümette yolsuzluk **yaygındı**.
Wild plants grew rampant in the abandoned lot.
Terk edilmiş arazide yabani bitkiler **kontrolden çıkmış şekilde büyüdü**.
Online scams are rampant these days, so be careful.
Günümüzde online dolandırıcılık **saldırgan bir şekilde yaygın**, dikkatli olun.