"quagmire" in Turkish
Definition
Quagmire, yürünmesi zor olan yumuşak ve çamurlu bir arazi demektir. Ayrıca, çıkılması zor karmaşık bir durumu da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Quagmire' resmi, özellikle haber ve siyasette sıkça rastlanır ('political quagmire'). Günlük konuşmada gerçek bataklık anlamı nadirdir. 'Dilemma' (iki kötü şeyden birini seçmek) ile karıştırmayın. 'Quagmire' çıkışı olmayan durumu anlatır.
Examples
The hikers got stuck in a quagmire after it rained.
Yağmurdan sonra yürüyüşçüler bir **bataklığa** saplandı.
The country is in an economic quagmire.
Ülke ekonomik bir **bataklıkta**.
We accidentally drove our car into a quagmire and couldn't move.
Arabamızı yanlışlıkla bir **bataklığa** sürdük, hareket edemedik.
Negotiating peace turned out to be a political quagmire.
Barış görüşmeleri, politik bir **bataklığa** döndü.
I'm in a real quagmire with these tax documents—it just gets more complicated!
Bu vergi belgeleriyle ciddi bir **bataklığa** saplandım—her geçen gün daha da karmaşıklaşıyor!
Their relationship became a messy quagmire after the argument.
Tartışmadan sonra ilişkileri tam bir **bataklığa** döndü.