"pusher" بـTurkish
التعريف
'Pusher' genellikle yasa dışı şekilde uyuşturucu satan kişiyi ifade eder. Nadiren, bir şeyi ileriye iten kişi veya makine parçası için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
En çok 'torbacı' (uyuşturucu satıcısı) olarak duyarsınız ve olumsuz bir anlama gelir. Sıradan eşya itenler için kullanılmaz.
أمثلة
The police arrested a pusher last night.
Polis dün gece bir **torbacıyı** yakaladı.
A pusher moves the boxes down the conveyor belt.
Bir **itici** konveyör bandında kutuları hareket ettirir.
People worry when a pusher is in the neighborhood.
Bir mahallede **torbacı** olduğunda insanlar endişelenir.
That guy on the corner is a well-known pusher.
Köşedeki adam, tanınmış bir **torbacı**.
The machine has a pusher to help pack bottles quickly.
Bu makinede şişeleri hızlı paketlemek için bir **itici** var.
I can't believe he became a pusher after all that promise in school.
Okulda o kadar ümit vaat ederken şimdi bir **torbacı** olduğuna inanamıyorum.