"pursued" بـTurkish
التعريف
Bir hedefe ulaşmak, bir şeyi elde etmek veya birini kovalamak için bir şey yaptı. Genellikle hayalleri, hedefleri veya birini fiziksel olarak kovalamayı ifade etmek için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'pursued', 'pursue' fiilinin geçmiş halidir; hem gerçek anlamda (hırsızı kovaladı) hem de mecazi olarak (hayalinin peşinden gitti) kullanılır. Hedefler, kariyer, aşk veya polis konularında sıkça karşılaşılır. Sadece fiziksel kovalamacayı değil, çaba ve arzu anlamını da kapsar.
أمثلة
The police pursued the suspect through the city streets.
Polis şehir sokaklarında şüpheliyi **kovaladı**.
She pursued a degree in engineering.
O, mühendislik alanında diploma **aldı**.
They pursued happiness by spending time with family.
Aileleriyle vakit geçirerek mutluluğu **kovaladılar**.
He pursued every chance to improve his English.
İngilizcesini geliştirmek için her fırsatı **kovaladı**.
After college, she pursued a career in marketing.
Üniversiteden sonra pazarlama alanında kariyer **yaptı**.
The dog pursued the ball across the park until he caught it.
Köpek, parkta topu **kovaladı** ve sonunda yakaladı.