"punctured" in Turkish
Definition
Keskin bir cisimle delinen, özellikle lastik veya bir kapta delik oluşup hava ya da sıvı kaçıran nesneleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
En sık lastikler için ('delinmiş lastik') kullanılır ama herhangi bir nesne için de geçerli olabilir. Kazayla ya da hasarla oluşan delikler için uygundur.
Examples
The bicycle tire was punctured by a nail.
Bisikletin lastiği bir çiviyle **delinmişti**.
He found his football was punctured after kicking it into the bushes.
Topu çalılıklara attıktan sonra futbol topunun **delinmiş** olduğunu gördü.
The doctor treated the punctured wound carefully.
Doktor **delinmiş** yarayı dikkatle tedavi etti.
"I think my tire’s punctured—it’s losing air fast," he said.
"Sanırım lastiğim **delindi**—hızla hava kaybediyor," dedi.
The balloon punctured with a loud pop during the party.
Partide balon yüksek bir sesle **patladı**.
After driving over broken glass, all four tires were punctured.
Kırık camların üzerinden geçtikten sonra dört lastiğin hepsi **delinmişti**.