"prudent" in Turkish
Definition
İhtiyatlı kişi, özellikle risklerden veya sorunlardan kaçınmak için dikkatli ve akıllıca kararlar verir.
Usage Notes (Turkish)
'Prudent', özellikle finansal kararlar veya tavsiyeler için olumlu ve resmî kapsamda kullanılır. 'Cautious'tan ('temkinli') farklı olarak düşünceli ve akıllıca davranışı anlatır.
Examples
It is prudent to save some money for emergencies.
Acil durumlar için biraz para biriktirmek **ihtiyatlı** olur.
She made a prudent decision by checking the contract first.
O, önce sözleşmeyi kontrol ederek **ihtiyatlı** bir karar verdi.
A prudent driver always wears a seatbelt.
**İhtiyatlı** bir sürücü her zaman emniyet kemeri takar.
That was a prudent move, investing only what you could afford to lose.
Yalnızca kaybetmeyi göze alabildiğin kadarını yatırmak **ihtiyatlı** bir hamleydi.
If you ask me, it’s always prudent to double-check the details.
Bence detayları tekrar kontrol etmek her zaman **ihtiyatlıdır**.
He’s very prudent about borrowing money, which is probably why he’s never in debt.
O, borç almada çok **ihtiyatlı**, bu yüzden asla borcu yok.