"prowler" in Turkish
Definition
Genellikle gece vakti sessizce dolaşıp hırsızlık veya suç işlemek amacıyla gezen kişi.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime olumsuz anlam taşır, genellikle haber ve polis raporlarında geçer; hayvanlar için kullanılmaz.
Examples
The police arrested a prowler near the school last night.
Polis dün gece okul yakınında bir **geceleyin dolaşan hırsız**ı yakaladı.
We saw a prowler in our backyard.
Bahçemizde bir **geceleyin dolaşan hırsız** gördük.
A prowler was reported in the neighborhood.
Mahallede bir **şüpheli kişi** ihbar edildi.
She called 911 when she thought a prowler was outside her window.
Penceresinin dışında bir **geceleyin dolaşan hırsız** olduğunu düşününce 911'i aradı.
The dog started barking loudly when a prowler approached the house.
Bir **geceleyin dolaşan hırsız** eve yaklaşınca köpek yüksek sesle havlamaya başladı.
Neighbors are on alert after several prowler sightings this week.
Bu hafta birkaç **geceleyin dolaşan hırsız** görüldükten sonra komşular tetikte.