"prowl" in Turkish
Definition
Bir yerde sessizce ve dikkatlice, genellikle yakalamak veya birini/bir şeyi bulmak amacıyla dolaşmak. Sıklıkla hayvanlar veya gizli niyetli kişiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'prowl' genellikle hayvanların (özellikle kediler) gizlice dolaşmasını anlatır. İnsanlar için kullanıldığında şüpheli, gizli hareketler ifade eder. 'on the prowl' av arayışında olmak anlamındadır.
Examples
The tiger prowls at night in search of food.
Kaplan gece yiyecek aramak için **sinsice dolaşır**.
Cats often prowl around the house quietly.
Kediler genellikle evin içinde sessizce **sinsice dolaşır**.
He saw a stranger prowl near his car.
Bir yabancının arabasının yakınında **sinsice dolaştığını** gördü.
Police say thieves often prowl dark alleys late at night.
Polise göre, hırsızlar geç saatlerde karanlık sokaklarda sıkça **sinsice dolaşıyor**.
I caught my little brother prowling around my room looking for snacks.
Küçük kardeşimi odada atıştırmalık ararken **sinsice dolaşırken** yakaladım.
There's a fox on the prowl near the chicken coop tonight.
Bu gece tavuk kümesinin yakınında bir tilki **dolaşıyor**.