"prospects" in Turkish
Definition
Başarı, gelişme veya gelecekteki fırsatlar için olanak veya şans. Genellikle birinin kariyeri, işleri veya bir durumun geleceği hakkında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çoğul kullanılır ('job prospects', 'growth prospects'). Kariyer ve iş ile ilgilidir. Resmi veya nötr. 'Olanak' ile her zaman aynı anlamda değildir.
Examples
The prospects for getting a good job are better with a college degree.
Bir üniversite diploması ile iyi bir iş bulma **olasılıkları** daha yüksektir.
Many small towns have few economic prospects.
Birçok küçük kasabanın ekonomik **olasılıkları** azdır.
Her prospects in the company look bright.
Şirketteki **olasılıkları** parlak görünüyor.
After the interview, I'm feeling hopeful about my job prospects.
Mülakattan sonra iş **olasılıklarım** hakkında umutluyum.
With the economy improving, business prospects are looking up.
Ekonomi iyileştikçe iş **olasılıkları** da artıyor.
Frankly, I don't see many prospects for change here.
Açıkçası, burada değişim için pek çok **umudum** yok.