"prophecy" in Turkish
Definition
Kehanet, gelecekte ne olacağını bildiren sözdür; genellikle ilahi ya da doğaüstü bir kaynaktan geldiğine inanılır. Bazen güçlü bir tahmin anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime daha çok dini, edebi ya da dramatik ortamlarda kullanılır ve 'prediction'dan daha ciddi bir anlam taşır. 'Bir kehaneti yerine getirmek', 'eski bir kehanet', 'kendi kendini gerçekleştiren kehanet' gibi kalıplarda yaygındır. 'Prophecy' (isim) ve 'prophesy' (fiil) arasındaki farka dikkat.
Examples
The old book contains a prophecy about a great storm.
Eski kitapta büyük bir fırtına hakkında bir **kehanet** var.
Many people believed the prophecy was true.
Birçok insan **kehanetin** doğru olduğuna inandı.
The prince tried to stop the prophecy from coming true.
Prens, **kehanetin** gerçekleşmesini engellemeye çalıştı.
At first I laughed it off, but the prophecy started to sound less crazy over time.
Başta güldüm, ama zaman geçtikçe **kehanet** o kadar da çılgın gelmemeye başladı.
The movie treats the prophecy like a warning, not a promise.
Film, **kehaneti** bir vaat değil, uyarı olarak ele alıyor.
It became a self-fulfilling prophecy once everyone started acting as if failure was certain.
Herkes başarısızlık kesinmiş gibi davranınca bu, kendi kendini gerçekleştiren bir **kehanet** oldu.