"prominent" in Turkish
Definition
Çok tanınmış ve önemli olan ya da fiziksel olarak hemen göze çarpan, belirgin bir şeyi ifade eder. Hem kişi hem de öne çıkan bir özellik için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Prominent' hem önemli/ünlü (örn. 'prominent leader'), hem de fiziksel olarak belirgin ('prominent nose') için kullanılır. Yaygın deyimler: 'önemli figür', 'belirgin özellik', 'önemli rol'.
Examples
She is a prominent lawyer in the city.
O, şehirde **önemli** bir avukattır.
The building occupies a prominent position on the main street.
Bina, ana cadde üzerinde **belirgin** bir konuma sahiptir.
He has a prominent nose that makes his face very distinctive.
Onun yüzünü çok farklı yapan **belirgin** bir burnu var.
Several prominent business leaders signed the open letter calling for climate action.
Birkaç **önemli** iş lideri iklim eylemi için açık mektubu imzaladı.
Technology plays an increasingly prominent role in modern education.
Teknoloji, modern eğitimde giderek daha **önemli** bir rol oynuyor.
The scar on his forehead was less prominent than I expected, barely visible under his hair.
Onun alnındaki yara izi beklediğimden daha az **belirgindi**, saçının altında neredeyse görünmüyordu.