"primed" in Turkish
Definition
Bir şey için tamamen hazır olmak ya da ön işlemlerden geçirilmiş (örneğin boyamadan önce astarlanmış) durumda olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler için bir şeye hazır olma veya nesneler için yüzeyin işleme uygun hale getirilmesi anlamındadır. 'prime' veya 'primary' ile karıştırmayın.
Examples
The wall is primed and ready to be painted.
Duvar **astarlanmış** ve boyamaya hazır.
The soldiers were primed for battle.
Askerler savaşa **hazırdı**.
She was primed with all the information she needed.
O, ihtiyacı olan tüm bilgilerle **hazırlandı**.
Make sure the surface is primed before you start painting.
Boya yapmaya başlamadan önce yüzeyin **astarlanmış** olduğundan emin olun.
He’s primed to answer any tough question they throw at him.
O, onlara yöneltecekleri her zor soruya cevap vermeye **hazır**.
The kids were all primed for the big surprise.
Çocukların hepsi büyük sürprize **hazırdı**.