Type any word!

"prestige" in Turkish

prestijitibar

Definition

Bir kişinin veya kurumun başarıları, itibarı ya da kalitesi sayesinde kazandığı saygınlık ve hayranlık.

Usage Notes (Turkish)

'Prestij' ve 'itibar' resmi ve profesyonel ortamlarda, özellikle üniversite veya lüks markalar gibi örneklerde kullanılır. Fransızcadaki gibi 'sihir' anlamı yoktur.

Examples

She wants to work for a company with high prestige.

Yüksek **prestije** sahip bir şirkette çalışmak istiyor.

This university has a lot of prestige.

Bu üniversitenin çok fazla **prestiji** var.

Doctors usually have prestige in society.

Doktorların genellikle toplumda **itibarı** olur.

After winning the award, her prestige in the industry increased dramatically.

Ödülü kazandıktan sonra sektördeki **prestiji** büyük ölçüde arttı.

Brand prestige can sometimes be more important than price.

Marka **prestiji** bazen fiyattan daha önemli olabilir.

He chose the job for its prestige, not the salary.

O işi maaşı için değil, **prestiji** için seçti.