"pressures" in Turkish
Definition
Bir kişiyi stres altında hissettiren veya belli bir şekilde davranmaya zorlayan güçler, etkiler ya da talepler. Günlük kullanımda genellikle duygusal veya sosyal baskılar anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
En çok çoğul olarak duygusal ya da sosyal talepleri ('aile baskıları', 'iş baskıları') anlatmak için kullanılır. Hem sayılabilir hem de genel anlamda kullanılabilir.
Examples
She feels many pressures at school.
Okulda birçok **baskı** hissediyor.
There are family pressures to succeed.
Başarılı olmak için aile **baskıları** var.
Different jobs bring different pressures.
Farklı işler farklı **baskılar** getirir.
I’m trying not to let outside pressures affect my happiness.
Dış **baskıların** mutluluğumu etkilemesine izin vermemeye çalışıyorum.
There are so many pressures these days to look perfect online.
Günümüzde internette kusursuz görünmek için çok fazla **baskı** var.
He struggles to balance work pressures with his personal life.
İş **baskılarını** kişisel hayatıyla dengelemekte zorlanıyor.