"preserving" in Turkish
Definition
Bir şeyi zarar görmeden, kaybolmadan ya da değişmeden, ilk haliyle muhafaza etmek veya korumak.
Usage Notes (Turkish)
'preserving nature' veya 'preserving food' gibi ifadelerde çevre, kültür veya yiyeceklerle ilgili kullanılır; bir şeyi değiştirmeden, olduğu gibi korumak anlamına gelir.
Examples
We are preserving old photos in an album.
Eski fotoğrafları bir albümde **muhafaza ediyoruz**.
Farmers are preserving seeds for next year.
Çiftçiler gelecek yıl için tohumları **saklıyor**.
She is preserving fruit by making jam.
O meyveleri reçel yaparak **koruyor**.
Local groups are focused on preserving the city’s historical buildings.
Yerel gruplar, şehrin tarihi binalarının **korunmasına** odaklanıyor.
We care a lot about preserving our family traditions.
Aile geleneklerimizi **korumak** bizim için çok önemli.
Preserving nature is key to our planet’s future.
**Doğayı korumak**, gezegenimizin geleceği için çok önemlidir.