"premise" 的Turkish翻译
释义
Bir argüman veya akıl yürütmenin temelini oluşturan düşünce ya da ön kabul. Genellikle bir teori veya görüşün çıkış noktasıdır.
用法说明(Turkish)
Çoğunlukla resmi ve akademik bağlamlarda, özellikle mantık ve felsefede kullanılır. 'Premises' (bina veya mülk) ile karıştırılmamalıdır. 'the premise of this theory' gibi ifadelerde görülür.
例句
The premise of her argument is that everyone deserves respect.
Onun argümanının **öncülü**, herkesin saygıyı hak ettiğidir.
A good theory must have a clear premise.
İyi bir teoride net bir **öncül** olmalıdır.
Let's start with the basic premise.
Temel **öncül** ile başlayalım.
The movie's whole premise is that time can be reversed.
Filmin tüm **öncülü**, zamanın geri çevrilebileceğidir.
If the main premise is wrong, the conclusion can’t be trusted.
Ana **öncül** yanlışsa, sonuca güvenilemez.
Her plan fell apart because the original premise didn’t hold true.
Orijinal **öncül** doğru olmadığı için onun planı bozuldu.