"preacher" in Turkish
Definition
Dinî konuşmalar veya vaazlar veren, çoğunlukla Tanrı ve inanç hakkında insanlara yol gösteren kişidir. Bazen başkalarına sürekli doğruyu öğretmeye çalışan kimse için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle Hristiyanlık bağlamında kullanılır. Birine sürekli nasihat eden veya ahlak dersi veren kişiler için olumsuz anlamda da söylenebilir.
Examples
The preacher spoke to the people in the church.
**Vaiz** kilisedeki insanlara konuştu.
My grandfather was a preacher for many years.
Dedem uzun yıllar **vaiz** olarak görev yaptı.
She married a preacher from a small town.
Küçük bir kasabadan bir **vaiz** ile evlendi.
He sounds less like a teacher and more like a preacher when he talks about money.
O, para hakkında konuşurken öğretmenden çok bir **vaiz** gibi konuşuyor.
I'm not trying to be a preacher, but you really need to slow down and rest.
**Vaiz** gibi olmak istemiyorum ama gerçekten yavaşlayıp dinlenmelisin.
That online preacher has millions of followers now.
O çevrim içi **vaiz**in artık milyonlarca takipçisi var.