"pragmatic" in Turkish
Definition
Sorunları ya da durumları fikirlerden ziyade pratik ve gerçekçi bir şekilde ele alan; işe yarayan çözümleri önemseyen.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı resmi ortamlarda, özellikle iş dünyasında kullanılır. 'pragmatic approach' (pragmatik yaklaşım) gibi ifadelerle sık geçer. 'Teorik' ve 'idealist'in zıttıdır.
Examples
She is always pragmatic when solving problems.
O, sorunları çözerken her zaman **pragmatik**tir.
We need a pragmatic plan for this project.
Bu proje için **pragmatik** bir plana ihtiyacımız var.
His pragmatic attitude helped the team succeed.
**Pragmatik** tutumu, ekibin başarılı olmasına yardımcı oldu.
Let's be pragmatic—we can't fix everything at once.
Haydi **pragmatik** olalım—her şeyi bir anda düzeltemeyiz.
Her pragmatic approach impressed the interviewers.
**Pragmatik** yaklaşımı, mülakatçılar üzerinde etki bıraktı.
You need to be more pragmatic if you want this to work.
Bunun işe yaramasını istiyorsan daha **pragmatik** olmalısın.