"polished" in Turkish
Definition
Bir şey cilalanmışsa yüzeyi parlak ve pürüzsüzdür. Ayrıca bir kişi ya da performans için çok zarif, becerikli ve düzgün anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem yüzeyler için ('polished surface'), hem de bilgi, davranış veya performans için kullanılır ('polished performance', 'polished manners'). Kaliteli ve özenli bir izlenim verir.
Examples
The table has a polished surface.
Masanın **cilalanmış** bir yüzeyi var.
His shoes are always polished.
Ayakkabıları her zaman **cilalanmış** olur.
She gave a very polished performance.
Çok **zarif** bir performans sergiledi.
He spoke with a polished accent that impressed everyone.
Herkesi etkileyen **zarif** bir aksanla konuştu.
After hours of cleaning, the car looked perfectly polished.
Saatlerce temizlikten sonra araba tamamen **cilalanmış** görünüyordu.
She's always so polished—her clothes, her manners, everything.
O her zaman çok **zarif**—kıyafetleri, tavırları, her şeyi.