"poisoning" in Turkish
Definition
Zararlı bir maddeyi yutmak, solumak veya dokunmak sonucu oluşan hastalık, yaralanma ya da ölüm. Aynı zamanda kasıtlı olarak birine zehir verme anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hastalık durumu için kullanılır: 'food poisoning', 'carbon monoxide poisoning'. Suç veya hayvanlarla ilgili olarak kasıtlı zehirleme anlamına da gelir. Yaygın kalıplar: 'suspected poisoning', 'accidental poisoning', 'signs of poisoning'.
Examples
The doctor said it was food poisoning.
Doktor bunun bir gıda **zehirlenme**si olduğunu söyledi.
The dog died from rat poisoning.
Köpek fare **zehirlenmesi** yüzünden öldü.
Police are investigating a possible poisoning.
Polis olası bir **zehirlenme**yi araştırıyor.
I was so sick after dinner that I thought I had poisoning.
Akşam yemeğinden sonra o kadar kötü hissettim ki **zehirlenme** sandım.
They ruled out poisoning after the lab results came back.
Laboratuvar sonuçları çıktıktan sonra **zehirlenme** dışlandı.
The article raised concerns about lead poisoning in older homes.
Makalede eski evlerdeki kurşun **zehirlenme**siyle ilgili endişeler dile getirildi.