"playpen" in Turkish
Definition
Bebek veya küçük çocukların güvenli şekilde oyun oynayabilmesi için yumuşak kenarlı, kapalı küçük alan.
Usage Notes (Turkish)
'Oyun parkı' daha çok bebekler ve yürümeye yeni başlayan çocuklar için kullanılır. Taşınabilir olabilir. Büyükler için kullanılmaz.
Examples
The baby is sleeping in the playpen.
Bebek **oyun parkı**nda uyuyor.
Put your toys in the playpen.
'Oyuncaklarını **oyun parkı**na koy.'
She sits and plays happily in the playpen.
O, **oyun parkı**nda mutlu mutlu oynuyor.
I'll set up the playpen while you get her bottle ready.
Sen biberonunu hazırlarken ben **oyun parkı**nı kuracağım.
He crawled out of the playpen when nobody was looking.
Kimse bakmazken **oyun parkı**ndan sürünerek çıktı.
We keep her toys inside the playpen so they don't get lost.
Oyuncaklarını kaybolmaması için **oyun parkı**nda tutuyoruz.