"pioneers" in Turkish
Definition
Yeni bir şeyi veya önemli bir işi ilk kez yapan, ya da yeni bir bölgeye ilk yerleşen kişilerdir. Hem tarihi yerleşimciler, hem de yeni fikir ve teknolojiye öncülük edenler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çoğul şekilde kullanılır. 'Bilimde öncüler' gibi 'alan' belirtilebilir. 'Yerleşimci'den daha geniş anlam ifade eder.
Examples
Many pioneers traveled west to start a new life.
Birçok **öncü kişi** yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.
The Wright brothers were aviation pioneers.
Wright kardeşler havacılığın **öncülerindendi**.
Those pioneers built the first homes in the town.
O **öncüler**, kasabadaki ilk evleri inşa etti.
Today, tech pioneers are changing the way we live.
Bugün, teknoloji **öncüleri** hayatımızı değiştiriyor.
We owe a lot to the pioneers who made space travel possible.
Uzay seyahatini mümkün kılan **öncülere** çok şey borçluyuz.
She’s one of the pioneers in renewable energy research.
Kendisi yenilenebilir enerji araştırmalarının **öncülerinden** biridir.